Skip to content Skip to footer

SAÇ EKİMİ HAKKINDA
SIKÇA SORULAN SORULAR

Saç ekim işlemi hakkında gerek hekimlere gerekse de hastanelere bir çok soru sorulmaktadır. Saç ekim işlemi hakkında bilinmesi gereken önemli hususlardan sizler için bir sıkça sorulan sorular bölümü hazırladık.

Androjenik tip saç dökülmesi görülen ( yaşa, hormonlara ve ailesel kalıtıma bağlı ) erkekler, saç ekiminin en sık uygulandığı hasta grubudur. Bu nedenle erkeklerde en sık görülen estetik müdahale saç ekimidir. Ayrıca, yanık sonrası saç veya kaşında çıplak alan oluşanlar; daha önce ekim yaptırmış ama memnun kalmamış olanlar; geçirdiği yüz germe ameliyatı sonrası kısmen saçsız alanı oluşmuş kişiler; bazı hastalıklara bağlı kısmen saçsız alanı olanlar ve bayan tipi saç dökülmesi görülenler saç ekibine aday hasta grubudur.

Saç ekimi hakkında sıkça sorulan sorular arasında ilk sırada; operasyonun ne kadar süreceği yer alır. Saç ekimi operasyonlarının süresi alınan greft sayısına ve uygulanan tekniğe göre değişiklik gösterebilmektedir. Ortalama bir saç ekimi operasyonunu baz alarak; saç ekim operasyonlarının 6-8 saat arasında değişiklik gösterdiği söylenebilir.

Saçların kök kısımları GREFT denilen doku parçası adı verilen parçalar olarak nakli yapılır. Canlı olan saç kökünün nakledilmesinde iki yöntem vardır. Bunlar; FUT (Foliküler Unit Transpanlantation) ve FUE (Foliküler Unit Extractation) yöntemleridir. İki teknik de aynı anda uygulanabilmektedir. Bir de DHI (Direct Hair Implant) saç ekimi tekniği de vardır.

FUE, saç ekiminde en bilinen ve en sık tercih edilen tekniklerden biridir. Hastanın tüm saçları 3mm uzunluğunda olacak şekilde kısaltıldıktan sonra donör bölge lokal anestezi ile uyuşturulur. Mikro motor adı verilen cihazla gevşetilen greftler pensetler yardımıyla toplanır. Ekim yapılacak bölge uyuşturularak, bladeler kullanılarak köklerin yerleştirileceği kanallar açılır. Toplandığında üzerinde bir miktar doku parçası bulunan greftler doku parçalarından ayrıştırılarak kalan saç kökleri kanallara yerleştirilir. En son aşamada donör bölge pansuman yapılarak kapatılır.

Her saç ekiminde tasarım hastadan hastaya kişiselleştirilmiş şekilde oluşturulsa da saç çizgisi iki kaşın tam ortasına denk gelen bölgenin ortalama 7-11 cm üstünden başlar. Çizginin yeri belirlendikten sonra daha doğal görünmesi için bu bölgede operasyondan önce bulunan saçların çıkış yönleri belirlenir. Sonra sadece bir saç kökü içeren foliküler unitler belirlenen yöne doğru ekilir. Sadece bir tane saç kökü içeren foliküllerin kullanılmasının sebebi saçın frontal, yani en görünür bölgesinde yara izi kalmamasını sağlamaktır. Bu foliküllerin çevrelerindeki fazla doku parçaları ayıklanarak boyutları küçültülür ve böylece saçlar daha az yarık açılarak daha bitişik şekilde ekilebilir. Ayrıca saçın doğal hali gereği ön bölgedeki saçlar arkadakilerden daha seyrektir. Bu nedenle saç çizgisi bölgesine ve şakaklara ekilecek saçlar belirlenirken daha ince telli ve güçlü saçlar seçilmeye dikkat edilir.

Ekim yapılacak alana yerleştirilen saç kökleri hastanın kendisine ait olan greftlerdir. Saç ekiminde başkasından alınmış bir saç kökünün kullanılması mümkün değildir. Kullanılan greftler genellikle hastanın ense bölgesinden alınır. Ense bölgesinin yeterli olamadığı durumlarda göğüs ya da çene bölgesinin donör olan yapılması mümkündür. Ancak ilk tercih her zaman ense bölgesidir.

Saç ekimi işlemlerinde ihtiyaç duyulan greft sayısı net değildir. Her operasyon kişiye özeldir. İhtiyacınız olan greft sayısı ekim gerektiren bölgenin ebadına ve durumuna göre değişkenlik gösterir. Bu sebeple ihtiyacınız olan greft sayısını öğrenmek için en sağlıklı yöntem; bir uzman muayenesinden sonra belirlenebilir.

Günümüzde saç ekimleri sırasında acı ve ağrı hissedilmez. Çoğu hasta için düşündüklerinden çok daha az acı hissetmeleri sürprizdir. Saç ekiminde fizyolojik ağrı kadar psikolojik faktörler de ağrıyı artırabilir ve kişiyi huzursuz eder. Psikolojik olarak hastaların operasyona hazırlanması çok önemlidir. Bunun için detaylı bilgilendirmenin yanı sıra operasyon öncesi verilen medikasyonla hastalar rahatlatılabilir. İşlem sırasında ağrının en az olması için, en az giriş yapılmalı, en ince iğneler kullanılmalı. Anestezik ajanlar cilde enjekte edilirken vücut sıcaklığında olmalı. Ekim ve alım yapılacak olan deride tümesan teknik kullanılarak geniş alanlarda kanamasız çalışılabilmekte. Anestezik madde 5-10 dakika içinde etkisini gösterdikten sonra hasta hiç acı hissetmez ve operasyon sırasında televizyon seyreder, akıllı telefonlarıyla oynar ya da uyurlar!

Gerekli durumlarda sinir blokları uygulanarak 8-12 saatlik bir anestezi sağlanabilir. Operasyon sonlarına doğru verilen güçlü bir aneljezik madde ile operasyon sonrası ağrıların da önüne geçilmiş olur.

FUE, DHI ve Perkütan teknikleri, uzman bir kişi tarafından uygulanmışsa kalıcı bir ize neden olmaz. Bu tekniklerin uygulandığı operasyonlardan sonra iyileşme dönemi tamamlandığında; ekim yapılan bölgede ya da donör alanda her hangi bir iz kalması söz konusu değildir. Ancak en eski yöntem olan FUT tekniği; içerdiği kesi ve dikiş prosedürlerinden dolayı donör bölgede iz kalmasına neden olmaktadır.

Operasyondan sonra yaşanan tek dökülme; şok dökülme sürecidir. Operasyondan 2-8 hafta arasında yaşanan şok dökülme sürecinde; ekilen kökler üzerlerinde bulunan saç tellerini yeni kökler üretmek için dökerler. Bu süreç bittikten sonra kalıcı saçlarınız çıkmaya başlar. Bu noktada unutulmaması gereken her saç kökünün bir yaşam döngüsü olduğudur. Yeni saç telleriniz yaşam döngülerini tamamladığında dökülseler de; yerlerine yeni saç telleri gelecektir. Operasyondan sonra yaşanılan saç dökülmeleri saç kaybı ile sonuçlanmaz.

Evet uygulanabilir. Fakat, ikinci uygulama için ilk operasyonun üzerinden en az 6 ay geçmesi gereklidir. Bu süre içinde donör bölge tam anlamıyla iyileşip kendini toparlayabilir. Daha kısa bir süre zarfında ikinci operasyonun gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

Gerçekçi beklentilere sahip olmak önemlidir. Eğer başta saçınız çok seyrekse saç ekimi kafanızı tamamen saçla donatmayacaktır. Sahip olduğunuz saç ne kadar kalın ve gürse sonuçlar o kadar iyi olacaktır.

Genel olarak kalın telli, gri ya da açık renkli saçların, ince telli koyu renk saçlardan daha iyi sonuç verdiğini göz önünde bulundurun.

Fiyat araştırması yapın Tedaviye başlamadan önce doktorunuza ekstra ücretlendirme olup olmayacağını sorun.

Sigara yaralarınızın iyileşmesini ve ameliyat sonrası düzelme hızınızı olumsuz etkileyebilir. Bundan nedenle ameliyattan en az 24 saat önce sigarayı kesmeniz gerekmektedir. Hatta kararlıysanız sigarayı tamamen bırakmayı deneyebilirsiniz.

Alkol alımını ameliyattan 1 hafta (en az 3 gün) önce bırakın

Ameliyattan önce saçınızı kestirmeyin. Saç kökü alınacak bölgedeki kılların nakil için yeterince uzun olması gereklidir. Ayrıca uzun saçlar ameliyat sonrası dikiş izlerini de kapatır.

Saç derinize ameliyattan yaklaşık iki – dört hafta önceden masaj yapmaya başlayın. Bunu mümkünse her gün en az 10 en fazla 30 dakika yapın. Bölgedeki kan dolaşımının hızlanmasını ve derinizin yumuşamasını sağlar.

Saç kaybı derecesine bağlı olarak ameliyat öncesi ilaç (Minoxidil) almanız gerekebilir. Eğer ekim sadece tepe bölgesine yapılacaksa buna gerek olmayabilir. Enfeksiyon riskini önlemek için operasyon öncesinde antibiyotik almanız önerilir. Bunlar ameliyat sonrasında da reçetelenebilir.

Belirli bir yaşın üstündeyseniz, örneğin 45 ve üstü, bazı klinikler sizden EKG gibi birkaç test yaptırmanızı isteyebilir. Ayrıca kan testi de gerekebilir.

Ameliyattan 2 hafta önce aspirin veya antienflamatuar ilacı almayın.

Antidepresan, beta bloker ve kan inceltici ilaçları kullanıyorsanız iki hafta öncesinden bırakın. uzmanımız size ameliyat öncesinde alıp alamayacağınız ilaçların listesini verecektir.

Ameliyattan 2 hafta önce multivitamin, mineral ya da bitkisel destek (gingko biloba gibi) almayın.

Ameliyat öncesi rahatlamanıza yardımcı olacak yatıştırıcılar verileceği için eve dönerken arabayı kendiniz sürmeyin, yanınızda biri olsun. Etkisinin geçmesi zaman alacağı için gün içinde tehlikeli ve karmaşık sayılabilecek işler yapmaktan kaçının.

Ameliyattan sonra ilk gecenizde hafif dik bir pozisyonda yatın, bunu sağlamak için kafanıza birkaç yastıkla destek verebilirsiniz. Sakın yeni ekim yapılmış bölgelere, hafif bir kaşıntı ve ağrı olsa bile dokunmayın. Eğer dokunur ya da ovalarsanız buradaki kökler deriye tam tutunamadıkları için dökülebilirler.

Ameliyattan sonra 48 saat boyunca alkol tüketmeyin. Eğer sigara tiryakisiyseniz bir ay boyunca ara verin. Sigara kanın kıl köklerine ulaşmasını önleyebilir ve yeni saç oluşumunu durdurabilir. Hatta sigarayı tamamen bırakmanız da tavsiye edilir.

İlk 10 gün uzmanımızın verdiği talimatlar doğrultusunda yıkma yapın. 10. günden sonra yıkma şeklinizi değiştirip parmak uçlarınız ile dairesel hareketler ile ekim yapılan bölgeye masaj yaparak yıkama yapınız. Bu masaj ölü derinin kaldırılmasına ve daha da önemlisi saçın çıkmasını önleyen kabukların giderilmesini sağlar.

Ameliyattan sonra bir hafta boyunca spor ve egzersiz yapmaktan kaçının. Öne doğru eğilmemeye ve sert bir şekilde sümkürmemeye çalışın.

Eğer çözünmeyen dikişler kullanıldıysa bunlar ameliyattan 14 gün sonra alınacaktır.

Saç deriniz hala pembe ve kabarıkken güneşe maruz kalmamaya çalışın ve solaryum kullanmaktan kaçının. Güneşe çıkarken şemsiye kullanın.

Eğer şiddetli acınız, kanamanız veya enfeksiyonunuz varsa en yakın zamanda uzmanınız ile iletişime geçin. Genelde yeni saç oluşması 3 ile 4 ay arasında zaman alır ama bu sure 6 aya kadar da çıkabilir. Yeni saç köklerinizin aktive olmasını beklerken sabırlı olmanız gerekir.

Sağlıklı Günler Dileriz..